DEP’liler Cinayetten Önce Hizbullah’la Görüştü

958

Cinayetler kenti haline gelen Batman’da, halk artık ölümlere alışmış… Son 40 gün içinde 2 cinayete tanık olan Batmanlılar, sohbetler sırasında, gördükleri cinayetleri anlatıyor, katilin kaçış yönünü, hatta silahının tipini ayrıntılarıyla tarih ediyor, ama iş tanıklığa gelince ortada kimse kalmıyor. DEP Mardin Milletvekili Mehmet Sincar’ın ölümünün tanıklarının da aslında bir ya da iki kişi değil, onlarca, belki de yüzlerce olması gerekli. Çünkü cinayetin işlendiği yer kentin en kalabalık merkezlerinden biri… Tanıkların ortaya çıkmamasının en önemli nedeni devlete güvensizlik. Ancak bunun üzerine bir de alışkanlık, tepkisizlik eklenmiş. Öyle ki Sincar’ın cenazesi taşınırken bir Batmanlı yanında gördüğü özel televizyon kanalının kameramanına şöyle sesleniyor: “Yahu, sizin televizyon güzel de, kadınlara külot giydirin. Öyle çok cıbıllar…”

Güvenlik kuvvetleri Sincar’ı öldürenlerin Hizbullah’tan olduğu üzerinde duruyor. Ama PKK ve Hizbullah arasındaki ateşkesin bozulduğu ve saldırılarının da bundan kaynaklandığı haberlerine DEP’liler itiraz ediyor. DEP Milletvekili Hatip Dicle, PKK-Hizbullah ateşkesinin sürdüğünü savunurken, bu iddiayı “Kontrgerillanın eylemlerini perdeleme” isteğine bağlıyor. Dicle, bu noktada ilginç bir açıklamada bulunuyor: “Batman’da Hizbullah tabanından olan esnafla da görüştük. Cinayetlerin son bulmasından yana olduklarını söylediler. PKK-Hizbullah çatışmasını reddettiler. ‘Ama geçmişte bizi kontr-gerillanın yan örgütü olarak gösterdiler’ diye serzenişte bulundular. Biz de bunun PKK’nın sorunu olduğunu söyledik. Bizim sorunumuzun, akan kanın durdurulması olduğu cevabını verdik.”

İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu, Batman’a giderken, SHP’li Adalet Bakanı Seyfi Oktay’ı da yanına aldı. Ama Gazioğlu, gözlerden saklanmak istediği bu noktanın, “Sivas’a yalnız gitmiştiniz, sonradan çok eleştiri aldınız. Oysa buraya SHP’li Bakan Seyfi Oktay ile birlikte geldiniz. Amaç Sivas örneğinin tekrarlanmaması mı?” diye sorulmasından hoşlanmadı.

Hürriyet Gazetesi, Faruk Bildirici, 07 Eylül 1993