Soru Önergesi 1
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na
Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla
18.05.1992
Mehmet SİNCAR
Mardin Milletvekili
Nusaybin’de 6.5.1992 günü saat 20.30-21.00 civarlarında A. Kadir Paşa Mahallesi Kütüphane civarında kendilerine ait ayrı ayrı evlerde oturan,
Mehmet Veysi Orhan (24)
Tevfik Kaya (24)
adlı şahıslar evlerinden alınarak güvenlik güçlerince öldürülmüşlerdir.
- Bunlardan Mehmet Veysi Orhan adlı şahıs evin içinde yüzü duvara çevrilerek ateş edilmiş ve öldürülmüştür. Ayrıca eşi gözaltına alınmış ertesi gün serbest bırakılmıştır.
- Tevfik Kaya ise evden alınarak evin dışında öldürülmüş eşi gözaltına alınmıştır.
- Aynı gece saat 01.00 civarında gerilla olduğu söylenilen 6 kişi lise arkası bir evde oldukları ihbarı üzerine çıkan çatışmada ölü olarak ele geçirildikleri açıklanmıştır.
Güvenlik güçlerince daha önce ayrı ayrı evde katledilen iki kişiyi de, 6 kişinin cenazeleriyle bir araya getirilerek aynı gece fakat 3 ayrı evde cereyan eden olayları tek bir yerde olmuş gibi gösterilerek sekiz kişinin de gerilla olduğu kamuoyuna yansıtılmıştır.
Oysa yapılan araştırmalara göre Mehmet Veysi Orhan ve Tevfik Kaya’nın gerillalarla yakından veya uzaktan herhangi bir ilgileri bulunmadığı tespit edilmiştir.
Demokratik Hukuk Devletlerinde yasama organının onayı olmadan insanlar ölüm ile cezalandırılamaz. Cezalandırılırsa bunun adı yargılamasız ve yerinde infaz değil midir?
Bu tür olaylarda infaz kararı veren bir yargı organı var mıdır?
Yoksa, bu tür infazları gerçekleştiren güç nereden talimat almaktadır?
Gerilla olduğu ve ölü olarak ele geçirildiği söylenilen altı kişi sağ olarak yakalanma durumları var iken neden infaz yoluna gidilmiştir.
Koalisyon hükümeti ve Başbakan sayın Süleyman Demirel bütün demeçlerinde (olayların üzerine, hukukun üstünlüğüne bağlı kalarak, demokrasi kurallarına uygun bir şekilde halledeceklerini…) söylemesine rağmen bölgede bunun tam tersi gelişen olaylar devlet terörü değil midir?
Yasa dışı olarak gerçekleştirilen bu tür infazların failleri tespit edilip, mahkeme huzuruna çıkarmayı düşünüyor musunuz?
Cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na
Mardin Milletvekili Mehmet Sincar tarafından TBMM Başkanlığına sunulan ve tarafımdan cevaplandırılması istenilen yazılı soru önergesinde ileri sürülen hususlarla ilgili olarak hazırlanan cevap aşağıya çıkarılmıştır.
06.05.1992 günü saat 21.25 sıralarında Mardin ili Nusaybin ilçesinde Abdülkadir Paşa mahallesi Pınarlar sokakta devriye görevi yapan güvenlik güçleri 58 nolu evin çatısında şüpheli bir şahıs görmüşler ve şahsın telaşla eve girmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcısının bilgisi dahilinde evde yapılan aramada, bir sığınak tespit edilmiş ve sığınaktakilere defalarca teslim ol çağrısı yapılmış, bu çağrılara ateşle karşılık verilmesi sonucu çıkan çatışmada biri kadın yedi terörist ölü olarak ele geçirilmiştir.
Sığınakta yapılan aramada; 3 adet MP/5 otomatik tabanca, 6 adet muhtelif çap ve marka tabanca, 1 adet Rus yapımı el bombası, 14 adet şarjör, 192 adet dolu mermi ile çok sayıda örgütün vergilendirme makbuzu ve dökümanlar elde edilmiştir.
Bu olayla ilgili olarak ölen teröristlerden, bekar olduğu anlaşılan Tevfik Kaya’nın yakınları ve ev sahibi Vesile Kaya gözaltına alınmış, ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılmışlardır.
Aynı olayla bağlantılı olduğu ve yasadışı PKK örgütü ile ilişkisinin bulunduğu tespit edilen Mehmet Veysi Orhan’ın Yunus Emre sokak No: 42 sayılı evine, 7.5.1992 günü saat 02.30 sıralarında operasyon düzenlenmiştir. Evde bulunan adı geçen şahıs teslim ol çağrılarına ateşle karşılık vermiş ve çıkan çatışmada Mehmet Veysi Orhan, 1 adet MP/5 otomatik tabanca, 1 adet Baretta marka tabanca, bu şahıslara ait 2 adet şarjör, 12 adet dolu mermi, 11 adet silahlara ait boş kovan ile birlikte ölü olarak ele geçirilmiştir.
Cumhuriyet Başsavcısının refakatinde ölü şahıs otopsi için ilçe Devlet Hastanesine gönderilmiştir. Bu olayla ilgili olarak ölen şahsın eşi Miyase Orhan gözaltına alınmış, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmıştır.
İki ayrı evde ölü olarak ele geçirilen toplam (8) kişinin, önergede iddia edildiği gibi masum kişiler olmayıp, örgütün üst düzey yöneticileriyle birlikte eylemler gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir.
Güvenlik güçlerimiz bütün bu olaylarda, yasal çerçeve içinde hareket etmişler ve örgüt mensuplarını sağ olarak yakalamak için gayret sarf etmişler, defalarca teslim ol çağrısında bulunmuşlar ancak teröristlerin silahla karşılık vermeleri sonucu çıkan çatışmalarda bazı teröristler ölü olarak ele geçirilebilmiştir.
Arz ederim
16.06.1992
İsmet SEZGİN
İçişleri Bakanı
Soru Önergesi 2
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na
Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla
18.05.1992
Mehmet SİNCAR
Mardin Milletvekili
Mardin İli Midyat İlçesi Çalpınar Köyü sakinleri köylerinden 20.4.1992 günü saat 07.00 civarında bir minibüs ve bir 50 NC kamyonetle Midyat ilçesine giderlerken Kayalar Köyü yakınında kimlik kontrolü bahanesiyle durdurulmuşlardır. Kimlik kontrolünden sonra tek sıra haline getirilerek otomatik silahlarla kimileri sivil giyimli yüzleri kapalı kimileri ise resmi üniformalı 30 kişi olduğu bildirilen bir grup tarafından taranmışlardır.
Görgü tanıkları ve olayın mağdurlarının açıklamalarına göre olayın failleri Kutlubey Köyü korucubaşı Cengiz Kaçmaz ve soyadını tespit edemedikleri aynı köyün korucusu olan Ethem adındaki, ayrıca aynı köyün karakol komutanı olduğunu bizzat görmüşlerdir.
Adı geçen silahlı tarama sonucunda Çalpınar Köyünden sekiz kişi ölmüş, on kişi de yaralanmıştır. Yaralı olanların olayın görgü tanıklarıdır. Bu gerçek beyanlarının aksine Devlet ve siyasi iktidar, olayın TRT kanalıyla kamuoyuna duyurulurken “Olayın PKK militanları tarafından gerçekleştirildiğini” söylemiştir.
Olayda hayatlarını kaybedenler:
- Süleyman Acar (30) Yaşında
- Mehmet Akan (75) ʺ
- Kadir Akan (25) ʺ
- Sabri Acar (42) ʺ
- Hasan Akay (40) ʺ 50 NC kamyonet şoförü
- Mehmet Ağırman (27) ʺ
- İsmet Acar (45) ʺ
- Emin Acar (47) ʺ
Yaralı olanlar:
- Reşit Acar (45) Yaşında
- Yusuf Acar (45) ʺ
- Salih Acar (35) ʺ
- Erdal Acar ( ) ʺ
- Ahmet Acar (50) ʺ
- İbrahim Akan (60) ʺ Muhtar
- Semra Akan (3) ʺ
- Halil Akan (35) ʺ Minibüs şoförü
- Yılmaz Acar (15) ʺ
- Ziver Acar (10) ʺ
Masum ve savunmasız halkın bir anda bu derece mağdur edilerek katledilip, yaralanması, halkı sindirme, koalisyon hükümetinin demokratik açılım ve şeffaf politikasının bir yansıması mıdır?
Olayda açıkça görüldüğü gibi, aslında koruculuk sistemi bir güvenlik sistemi değil, bölge halkını birbirine kırdırma politikası olduğu ortaya çıkmıyor mu?
Olayda görüldüğü gibi koruculuk sistemi, Devletin ve siyasi iktidarın kontrolünde değil, kontrgerillanın güdümüne girmesi bir özel savaşın gereği midir?
Yetkililerin gerek Türkiye ve gerekse dünya kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda: “PKK ve Kürt halkını birbirinden ayırdıklarını” söylemelerine rağmen, olayda açıkça görüldüğü gibi savunmasız halkın katledilmesi, çifte standart politika izlemek değil midir?
Olayda yaralanan görgü tanıklarından, olayın gerçek yüzünü öğrenme ihtiyacını duydunuz mu?
Olayı PKK militanları yaptı ise, olayın mağdurlarına devletin hangi birimince yaralarını saracak yardımlarda bulunuldu?
Olayın görgü tanıkları tarafından isimleri açıklanan kişiler hakkında herhangi bir yasal işlem yapıldı mı, yapıldı ise hangi aşamadadır?
Cevabı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na
Mardin Milletvekili Mehmet Sincar’ın, Midyat-Çalpınar köyünden bir grup vatandaşın öldürülmesi olayına ilişkin soru önergesi incelenmiştir.
- Midyat ilçesi Çalpınar köyüne bağlı Hırbeçerik mezrası civarında; 20 Nisan 1992 günü saat 07.00 sıralarında, Çalpınar köyünden Midyat’a gitmekte olan bir kamyon ile bir minibüsü mezranın 500 metre kadar dışında durduran 10-15 kişilik silahlı grubun yolcuları araçtan indirip uzun namlulu silahlarla taramaları sonucu 7 kişi ölmüş, 9 kişi yaralanmıştır.
Olayın akabinde, tesadüfen olay yerinden geçmekte olan Ali Şengen isimli şahıs ise meçhul kişiler tarafından taşla darp edilmek suretiyle öldürülmüştür.
- Olayın Geçici Köy Korucuları tarafından yapıldığı iddiaları üzerine; Midyat C. Başsavcılığınca başlatılan tahkikatta; Nusaybin ilçesi Kutlubey köyü Geçici Köy Korucuları Ahmet oğlu 1963 doğumlu Rahmi Kaçmaz, Ali oğlu 1970 doğumlu Tevfik Akbay, Ahmet oğlu 1947 doğumlu Tacettin Sakan, Mehmet oğlu 1947 doğumlu Mehdi Özbay, Kuti oğlu 1960 doğumlu Halit Aktar, Hasan oğlu 1963 doğumlu Nevaf Aydın, Reşit oğlu 1965 doğumlu Mehmet Seyhan ve Halil oğlu 1970 doğumlu Abbas Taş’ın Midyat Sulh Ceza Mahkemesinin 30.6.1992 gün ve 1992/79 Müt. sayılı kararı ile tutuklanarak cezaevine konulduklarını, ayrıca olaya karışan Geçici Köy Korucularının görevlerine son verildiğini arz ederim.
21.07.1992
İsmet SEZGİN
İçişleri Bakanı









