1. Soru Önergesi
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na
Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
26.07.1993
Mehmet SİNCAR
Mardin Milletvekili
Mardin’in Dargeçit ilçesi, Değerli köyü muhtarı Hüseyin Ergen, 21.07.1993 günü Dargeçit ilçe girişinde, İvan köyü korucuları tarafından yolu kesilerek, korucular tarafından kurşuna dizilmiştir.
Olay sırasında askerlerin de olay yerine çok yakın oldukları ve olayı gözleriyle gördükleri halde, hiçbir müdahalede bulunmamışlardır. Hüseyin Ergen’in kızkardeşi Mediye Acar ağabeyinin gözleri önünde kurşuna dizildiğini ve onu öldüren korucuları tanıdığını belirterek, olayı şöyle anlattı. “Olay günü ağabeyimle birlikte ihtiyaçlarımızı karşılamak için Dargeçit’e indik. İlçe girişinde İvan köyü korucuları Naif, Fethi, Adil, Halil, Feyzi Sıdık ve Hasan Çelik yolumuzu kestiler. Ağabeyimi elli metre uzağa götürüp işkence yapıyorlardı. Daha sonra ağzına silahı dayayarak, ateş ettiler. Ağabeyim yere yıkıldı. Korucular ona yerde de ateş ediyorlardı. Daha sonra, sanki düğünden gelir gibi havaya ateş ederek, uzaklaştılar. İkiyüz, üçyüz metre uzağımızda bulunan askerlerde olaya müdahale etmedi” dedi.
- Korucuları, masum vatandaşları öldürmeleri için mi silahlandırıyorsunuz?
- Koruculara, halkı öldürme yetki ve gücünü kimler ve hangi TC yasaları vermektedir?
- Oradaki halkı birbirine kırdırdığı için mi koruculuk sistemini kaldırmıyorsunuz?
- Vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamakla görevli güvenlik güçleri, Hüseyin Ergen’i öldürdüğünü gözleriyle gördükleri halde neden müdahale etmediler?
- Cinayeti işleyenlerin korucu olmaları onların yasalar ve hukuk önünde haklı olmalarını mı sağlıyor?
- Muhtar Hüseyin Ergen’i öldüren ve isimleri yukarıda yazılan İvan köyü korucuları hakkında, cinayet suçuyla herhangi bir soruşturma açmayı düşünüyor musunuz?
2. Soru Önergesi
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na
Aşağıdaki sorularımın İçişleri Bakanı tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Saygılarımla.
26.07.1993
Mehmet SİNCAR
Mardin Milletvekili
Özgür Gündem Gazetesi Mardin muhabiri Nezahat Özen 16.07.1993 tarihinde asılsız iddialar ile Mardin şehir merkezinde sivil polisler tarafından gözaltına alınmıştır.
Nezahat Özen’in 14 Temmuz 1993 tarihli Özgür Gündem Gazetesi’nde, Şükran Aydın adlı kızın Derik Jandarma Komutanlığında tecavüze uğradığı haberini yazdıktan bir gün sonra yakalanması dikkat çekicidir. Nezahat Özen, Derik’teki tecavüz olayının haberini abarttığı ve halkı galeyana getirdiği ayrıca Şırnak ve Silopi’ye silahlı baskın ve yataklık etmek gibi asılsız iddialarla suçlandığını ve gözaltındayken yoğun işkence gördüğünü söylemiştir.
Yedi aylık hamile olan Nezahat Özen, Mardin Emniyet Müdürlüğü’nde gördüğü işkence sonucu, düşük tehlikesi nedeniyle Mardin Devlet Hastanesi’ne kaldırılmıştır. Daha sonra tutuklanarak, cezaevine konmuştur.
- Bir gazeteci için gerçekleri yazmak tutuklanmaya sebep olabilir mi?
- Bölgedeki insanlık dışı olayları devlet güçlerinin istediği şekilde yazmamak bir suçluluk nedeni midir?
- Gazeteciler tutuklanarak, tehdit edilerek bölgedeki gerçekler, halktan ve kamuoyundan gizlenmek mi istenmektedir?
- Basın özgürlüğünü, devlet güçleri gibi düşünmeyen, onların istediği doğrultuda haber yazmayan gazeteleri kapatarak ve muhabirlerini tutuklayarak mı sağlayacaksınız?
- Hükümetiniz de sizden önceki hükümet gibi bütün Özgür Gündem muhabirlerini birer PKK militanı olarak mı görmektedir?
- Yedi aylık hamile olduğu halde sadece gerçekleri yazdığı için gözaltına alınan ve işkence gören Nezahat Özen’in serbest bırakılması için herhangi bir girişimde bulundunuz mu?








